PLASENTA KOZMETİĞİNİN AVANTAJLARI

PLASENTA KOZMETİĞİNİN AVANTAJLARI

Write By: selmanadmin Published In: Araştırmalar Created Date: 2014-09-20 Hits: 4501 Comment: 0

Plasenta kozmetiğinin en büyük avantajı plasenta proteinleri cildin en alt tabakalarına kadar giderek etkisini sürdürmesidir. 

Plasenta kozmetiği yağ salgılamasını düzenliyor, cildin yaşlanmasını önlüyor ve yavaşlatıyor, iltihaplara ve ödemlere karşı etkilidir. Cildin alt tabakasında kan ve lenf dolaşımını hızlandırıyor. Kolajen ile elastinin seviyesini ve üretimini düzenliyor.

Plasenta ekstresi cildin elastikiyetini arttırır, cildi nemlendirir ve nefes almasını sağlar. Lekelerin giderilmesine de yardımcı olur. 

PLASENTA KOZMETİĞİ NASIL KULLANILMALI?

«Evinal» ve «Cosmedic Laboratory» markalı plasenta kozmetik ürünleri alkol ve sentetik maddeler içermiyor. Bu kremler “CANLI” olduğu için çok dikkatli kullanılmaları gerekiyor, temiz eller ile veya spatula yardımı ile alınmalı, kremlerin yabancı madde veya kirler ile teması engellenmeli, kremlerin içine düşen herhangi bir madde, onların ‘çiçeklenmesine’ yol açar. Plasenta ürünlerinin uygulanması liposom kapsülleme yolu ile yapılır. Bu yöntem, plasentanın kullanım süresi boyunca etkili olmasını sağlıyor. Plasenta ürünleri oda sıcaklığında muhafaza edilir.

Alerjisi olanlar, plasenta kozmetiği kullanmadan önce alerji testi yapmalılar. Bunun için ürün ilk önce dirsek iç bölgesine uygulanır. Alerji belirtileri: ödem, kaşıntı, kızarıklık, kulak ve yanak yanması, dil ucunun uyuşması vs.

SAÇLAR

SAÇLAR insanı güzel gösterir. Saçların güzel olması için onlara iyi bakılmalı. Saçlara iyi bakmak için, ilk başta saçları iyi bilmek lazım. Saçların 3%’ü nemden ve 97%-si kükürt, demir, bakır, çinko, krom, manganez ve A,B,P ve C vitaminleri içeren mikro elemanlardan oluşuyor. Saçlar, avuç içi ve ayakaltı hariç, bütün vücutta büyürler. Yetişkin insanda 100 bin saç bulunur. Saç sayısı saç rengine göre değişir. Saçları kızıl olan kişilerin saç sıklığı azdır, fakat saç teli kalın olduğu için sık ve yoğun görünüme sahiptirler. Sarı saçlara sahip kişilerin saç telleri ince fakat daha sık olur. Siyah saçlı kişilerde saç sıklığı sarışın kişilere göre daha azdır, saç kalınlığı da kızıl saçlılara göre daha fazladır, yani her ikisinin ortasında yer alırlar. Saçlar en çok tepede en az şakak ve alın bölgesinde büyür. Saçların uzaması da eşit değildir. Baş saçları en çabuk uzayan saçlardır (3 günde- yaklaşık 1 mm), en yavaş uzayan saç tellerikaş telleridir.

Saç telinin ömrü birkaç aydan 6 yıla kadar sürebilir. Kirpiklerin ömrü 3 ile 5 ay sürüyor,  ince tüylerin ömrü – 7-10 ay. Bir günde 30-50 saç telinin dökülmesi normal sayılır. Yeni çıkan saç telleri sağlıklı ve esnek olur. Bir saç teli boyunun 1/5 kadar esneyebilir, sonra tekrar normal haline döner. Saç telinin dayanırlığı alüminyum teli ile eşittir ve 100-200 gr ağırlık taşıyabilir. Tip olarak saçlar normal, kuru, yağlı ve karma olur.

Saçların nem emme özelliği var. Hafif asitli karışımlara dayanıklı fakat alkalin karışımlara dayanıklı değiller. İnsan için saç çok önemli görev yapmaktadır. İlk önce, saç insan için bir süs aracıdır – güzelliklerini ortaya çıkarır, eksiklerini kapatır. Saçların bunun dışında da çok önemli görevleri var. Saç, başı sıcak ve soğuktan korur. Kirpikler gözü korur, burun içi ve kulak içi tüyleri bu organları tozdan korur.

Deri dışında kalan saça – saç gövdesi, kafa derisinin içine gömülü olan kısmına ise saç kökü denir. Saç kökünün en uçta kalan kısmına “saç soğanı” denir. Saç ‘saç soğanından’ büyür. Saç soğanının en alt kısmında dermal papilla denen damar yumağı bulunur. Bu yapı saçların büyümesi ve beslenmesi için çok önemlidir.

Saç gövdesi 3 katmandan meydana gelir; en alttaki medula olarak tanımlanır, orta kısımda keratinden oluşan korteks tabakası bulunur ki saç telinin esnekliğini, sağlamlığını sağlayan ve saç teline rengini veren bu bölümdür. Saç gövdesinin en dışında da kütikul olarak adlandırılan renksiz ve ince tabaka vardır; 5-10 kat halinde birbirinin üzerine sarılmış ölü hücre kalıntılarından oluşur ve saçı koruyucu görevi vardır. Saç derisinin içinde bulunan saç kökü, saç folikülü denilen torbacığın içinde bulunur ve bu torbanın içinde bulunan papil denilen yumru tarafından beslenir. Her bir saç kökü bir iç ve bir dış kök kılıfı tarafından çevrelenmiştir. Dış kök kılıfının sonlandığı yerde epidermis başlamaktadır. 

Saç kökünün çevresinde ve bitişiğinde bir takım salgı bezleri de bulunur. Bunların en önemlileri saçları kayganlaştıran yağı (sebum) salgılayan yağ (sebase) bezleridir.

Saç telinin dışı bir sıra sert hücrelerden oluşuyor. Saç hücreleri saç köküne doğru birleşiyor. Saç hücreleri bu yerden bölünerek büyüyor. 

Saç hastalığının dış ve iç sebepleri bulunmaktadır. Dış sebepler: saç boyası, kimyasal maddeler ve dar başörtüleri. İç sebepler: deri hastalıkları, toksikasyon, enfeksiyon, ameliyat sonrası dönemi, ilaçlar, stres ve depresyon, hormon düzensizliği, vitamin ve mineral eksikliği, radyasyon, mide ve bağırsak rahatsızlıkları.

Saç yapısına bakarsak, saçık büyümesi ve görünümü (yağlı, normal kuru) saç soğanının durumuna ve ter ve yağ bezlerinin çalışmasına bağlıdır. Saç soğanının ve bezlerin çalışması sinir ve endokrin sistemleri tarafından yönetilmektedir.

Sinir sisteminin zayıflaması, stres, yorgunluk ve depresyon saçları kurutur ve kepeklenme yapar. Kepek, cilt yüzeyinin kuruması ve kaşınması ile ortaya çıkar. Kuruluk ise yağ ve ter bezlerinin zayıf çalışmasından ortaya çıkar. Saç soğanı küçülür ve deforme olur. Bu durumda saç dökülmesi başlar.

Bazen, stresten kaynaklanan kellik olabilir. Bu daire şeklinde kellik yerlerinde bile saçların yeniden büyümesi sağlanabilir.

Saç dökülmesinin diğer sebeplerinden biri zehirlenme (toksikasyon)’dir, kaşlar ve tüyler bile dökülebilir. Toksikasyon böbreklerin temizleme fonksiyonunun azalması ile meydana gelir. Bu durumda toksinler cildi ve saçları etkiler.

Hormon eksikliği saçların kuru ve kırık görünmesine neden olabilir. Aynı etkiyi yanlış beslenme ve açlık yapabilir.

Yanlış bakım yöntemleri ve incitmeler, saç kurumasının ve dökülmesinin en sık rastlanan nedenlerinden biridir. Alkalinli sabun, kurutma makinesi, sert tarama (metal ve kalitesiz fırça kullanmak), 12% ve fazla peroksit içeren boya kullanımı, güneş ve rüzgâr (denizde) bu durumlar da saçlarınızı yıpratır ve dökülmelerine sebep olur.

Bazı organ ve sistemlerin çalışmasında olan değişiklikler cildin ve saçların yağlanmasına neden oluyor. Yağ bezlerinin aktif çalışması saçları yağlandırır. Fakat yağ zararlı değil yağ saçları besler, korur ve saç derisini besler. Çoğunlukla yağlı saçlar kepeklenir. Çok yağlı saçlardan bahsederken genellikle sebore hastalığı hakkında konuşulur. Bizim şampuanlarımız kepek sorununu yok etmek için üretilmiştir. Sebore eksik vitamin ve minerallerden dolayı meydana gelebiliyor. Fakat genetik sebore de bilinir babadan ve diğer erkek bireylerden çocuğa geçebilir.

Erkeklerde erkeklik hormonu testosteron sebore sebeplerden biri olarak gösteriliyor. Bu hormon yağ bezlerinin salgıladığı yağ ile birleşerek saç soğanlarını tıkayan serum oluşturuyor. Bu serum saç köküne gelen kan damarcıklarını tıkıyor. Saç beslenemeden ölüyor ve yeni saç büyümüyor.

Böylece sebore kelliği denen kellik oluşuyor. Aşırı yağlı saçlar yanlış bakım sonucu da olabilir. Yaşlı saç maskelerin sık kullanılması saçların yağ dengesini bozabilir. Yağlı saçlar hızla kirlenir. Sık yıkama da yağ bezlerinin çalışmasını hızlandırıyor ve saç koruma tabakasının zayıflamasına yol açabiliyor. Sık yıkanan saçlar kuru ve cansız kalıyor.

Yağlı saçlar için özel bakım ürünleri önerilir. Saçların beslenmesini sağlamak için kan dolaşımını hızlandırmamız gerekir. Bunun için saç ve baş masajı yapılmalı: baş derisine parmak uçları ile (tırnaklarla değil) 5-10 dakika boyunca masaj yapın. ‘M’ şekli kellik tipinde kaşlarınıza parmaklarınızla bastırarak onları yukarı kaldırmanız alın ve saç dibi bölgesine kan akımını sağlar.

Kelliğe karşı en etkili çözümlerden biri, plasenta özlü kozmetik ürünlerinin kullanımıdır. Plasenta özü içeren ürünlerimiz Moskova’nın en büyük dermatoloji kliniklerinde test edildi ve Rusya Sağlık bakanlığı tarafından onaylandı.

-